| Hayatımızı kolaylaştıran icatların çalışma şekli ve gelişmesi | ||||
|
|
Bir bahçe sulama aleti incelendiğinde, suyu o şekilde fışkırtmasına neden olan mekanizmanın, aletin hareket edebilir koluna, suyun basınç yapması ile işlediği anlaşılır. Sir İsaac Nevton’un bulduğu bir doğa kanunu olan, “bir yöndeki hareketin, daima aksi yönde başka bir hareketi gerektirdiği” gerçeği, bahçe sulama aletinin nasıl çalıştığına ışık tutuyor. Aynı kanun, ateşlenen bir silahın, geri tepmesi olayını da açıklar. Şöyle ki, silahın ateşlenmesi hareketi; geri tepmesi ise karşı hareketi oluşturur. İşte roketlerin uzaydaki hareketi de aynı prensibe dayanır. Roketlerin yüklendiği, çok fazla oranda sıkıştırılmış gazlar, birden roketin arka kısmından bırakılınca oluşan reaksiyon, roketin gazın gitti yönün aksi yönüne aşırı bir hızla hareketini sağlar. Roketin yolu ne denli uzun ise, başlangıç itme gücü o denli fazla olmalıdır. Örneğin, Satürn 5 füzesi uzaya fırlatıldığında, beş motoru, her saniyede 15 tonluk gaz ve sıvı oksijen karışımı yakıyordu. Alman oto mühendisi Fritz von Opel planöre taktığı katı yakıtlı sander roketleri ile saatte 152 km.lik hıza erişti 1928 de Opel deneme otosu, Rak 2’ye taktığı roketlerle, saatte 200 km hız yaptı. Radar Nasıl Çalışır?Sesimizin yankısını hemen hepimiz duymuşuzdur. Bu yankıya neden, tıpkı atılan bir lastik topun geri gelmesi gibi, bir engelle karşılaşan ses dalgalarının da geri dönmesidir. Güçlü bir verici istasyondan çıkan radyo dalgaları da aynı şekilde uzaktaki bir alıcı istasyona nakledir. Bu radyo dalgasının hızını bildiğimiz sürece, engelin yerine, dalgaların ona ulaşma süresini ölçererek bulabiliriz. İşte radar da aynı yönteme göre çalışır. Radar, havaalanlarında, askeri silah merkezlerinde, uzay merkezlerinde, gemi ve otomatik seyir amacıyla uçuculukta kullanılmaktadır. Daha basitleştirilmiş radarlar ise, fazla hız yapan araçların tespiti için trafik polisince kullanılır. Atom radyasyonuna karşı nasıl korunulur?Nükleer gücün ilk kez kullanıldığı Japonya’nın Hiroşima ve Nagasaki Kentelerinde 1945) atom bombası patlaması sonucu ölenlerin yanında, çok sayıda kişi de bombaların çıkardığı radyo-aktivite sonucu yaşamlarını kaybettiler. Barış zamanında da kimya laboratuarları ile radyo –aktivite kullanılan sanayi dallarında çalışan kişiler aynı tehlike ile karşılaşmaktadırlar. Radyasyon etkilerinin derecesi, bazı etkenlere bağlıdır. Bunların başında, insan bedenin maruz kaldığı radyo-aktivite miktarı gelir. Radyasyonun türü ve insan bedeninin hangi organlarını etkilemiş olduğu da önem taşır. Öte yandan, radyasyona maruz kalınma süresi de sonucu etkiler. İşte bu nedenledir ki, radyasyon bulunan ortamlarda çalışan kişilerin, onun zararlı etkilerinden korunmak amacıyla özel giysi ve teçhizat kullanmaları ve sık sık sağlık kontrollerinden geçmeleri gerekir. Radyasyon etkisinin en zarar verici yani ise, normalde hemen kendini onaran bedendeki hücre ve bezleri, bir daha onarılamayacak bir hale getirmesidir. Nükleer Reaksiyon Nasıl Oluşur?Bir atom çekirdeği değişikliğe uğradığında nükleer reaksiyon söz konusu olur. Örnek olarak çekirdek çevresindeki ekseninden çıkıp yakındaki başka atomlarla çarpışan bir protonun hareketini gösterebiliriz. Bu olay bazı maddelerde doğal olarak oluşur ve radyo-aktivite çıkmasına yol açar. Radyo-aktiviteyi ilk kez, bir Fransız bilim adamı Henri Becguerel buldu. Radyasyonun alfa atomlarından yapıldığını ve ayrıca iki tür radyasyon daha verdiğini biliyoruz. Bunlar beta ve gama’dır. Alfa atomları fazla güçlü olmayıp, birkaç yaprak kalınlığındaki kağıt veya hava tabakası aracılığıyla engellenebilir. Beta ışınları ise daha güçlü olup, gene de kalın bir karton parçası, birkaç metreküp hava veya ince bir metal tabakadan geçemez. Ama gama ışınları, çok etkilidirler ve bitkiler ile hayvanlar için büyük tehlike oluştururlar gama ışınlarına örnek olarak röntgen ışınlarını verebiliriz gama ışınlarını engellemek için kalın metal tabakalar gerekir. Bu ışınları yapay olarak üretebilmek, uzun çalışmaları gerektirdi. Sonunda, bilim adamları, doğal radyo-aktif maddelerden aldıkları tanelerle, diğer atomları bombardıman etme yoluyla, atomdaki elektron duvarını parçalayarak çekirdek bölümüne ulaştılar. |




