|
Geleceğe bakış |
|
Erkmen tarafından yazıldı
Perşembe, 02 Temmuz 2009 21:48 |
|
|
|
|
|
İnsanın yaşaması için bizlere sunulan büyük nimet doğa artık bazı özelliklerini yitirmeye başlıyor, eskiden söylendiği gibi insanın doğaya ihtiyacı oluğunun, doğanın ise ona ihtiyacının olmadığı özdeyişi giderek daha çok anlam kazanıyor. Kendimizden sonrakilere de üstünde yaşanabilir bir gezegen bırakmak için elimizden geleni yapmak, biz insanların en önemli sorumluklularından biri olmalıdır. Doğal çevre aynı zamanda bizim yaşama koşullarımızı da oluşturur. Yaşamsal önem taşıyan dört öğenin üçü, toprak, hava ve su, bugün için büyük tehlike altındadır. Bu tehlikenin kaynağı da insanoğludur. Gösterişli bir biçimde üretilmiş pek çok ürünün sonu malaasef çöplüktür. Sürekli büyüyen çöp yığınlarıyla uğraşmak gittikçe daha da zorlaşıyor. Çöp alarmı çok yakında patlak vermek üzere. 1989 da yalnızca Alman yada sanayi, ev ve trafik atığı olarak hava yoluyla toprağa geçen kükürt oksit, azot oksit, organik maddeler ve toz tutarının 5 milyon ton olduğunu göstermiştir. Buna 4.500 ton kurşun ile 80 ton kadmiyumu da eklemek gerekir. Bütün bunlar hektar başına 200 kg.lik bir yük oluşturur. Bu zehirli maddelerin çoğu beklenme zincirine karışır. Gene 1989 da alman yada yaklaşık 500 milyon ton çöp ortaya çıkmıştır ve bu da, kişi başına 8 top çöp anlamına geliyor. Bunların yığılması ve yakılarak yok edilmesini sağlayacak tesislerin yapılması için sürekli olarak değerli arazi parçalarının gözden çıkarılması gerekmektedir. Kurallara uyulmadan kullanıldığı için dünyadaki tarım topraklarının yüzde 60’ı, otlakların da yüzde 80’ı aşırı yük altındadır. Yüzyılımızın başından beri çöller gittikçe büyümektedir. Bugün yeryüzündeki çöllerin yüzölçümü 30 milyon km kareye ulaşmıştır. Birleşmiş milletler ce yapılan araştırmalar, bunun dışında 45 milyon km. kare toprağın daha çölleşme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koymuştur. Canlı soylarının tükenmesi de önemli bir sorundur. 25 bin bitki türü ya bu tehlike ile karşı karşıya ya da çoktan tükenmiş gitmiştir. Böylece doğal çevre bir tür yüklenmelere karşı koyacak araçlardan yoksun kalmış olmaktadır. Özellikle de klorofüorokarbon gazları atmosferimizdeki ozon katmanının incelmesine yol açan en önemli etkendir. Bu gazlar sprey kutularında itici, buzdolaplarında soğutucu, plastik üretiminde de köpük yapıcı olarak kullanılmakta. Eğer gezegenimizin yaşanabilir bir halde kalmasını istiyorsak, bu gazların kullanılması tüm dünyada yasaklanmalıdır.
|